X 20
Bugun...



TBMM Başkanı, 12. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu'nun açılışında konuştu

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Eğer bir milliyetçilikten söz edeceksek başında Türkçeyi doğru, düzgün konuşmak gelir. Dili olmayanın milleti olmayacağı gibi, diline yabancılaşan da milletine yabancılaşır." dedi.

facebook-paylas
Tarih: 23-10-2020 10:31

TBMM Başkanı, 12. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu'nun  açılışında konuştu

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Meclis'in açılışının 100. yılı anısına düzenlenen 12. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu'nun açılışına Zoom üzerinden video konferans yöntemiyle katıldı

Konuşmasına, sempozyumun başarılı geçmesini dileyerek başlayan Şentop, "Milletlerin en önemli ortak paydaları dilleridir. Millet olmanın ilk şartı ortak dildir. Bayrak, hürriyet ve bağımsızlığımızı simgeler. Dil ise kimliğimizi, mensubiyetimizi belirler. Birliğimizin, kardeşliğimizin çimentosu, kültürümüzün, medeniyetimizin taşıyıcı kolonudur, dil. Dilimiz, Orta Asya'dan bugüne bugünden de geleceğe akan güçlü bir nehirdir." diye konuştu.

Türkçe'nin en eski kaynaklarının Orhun Yazıtları olduğuna işaret eden Şentop, Türkçenin tarihi hakkında fikir edinilen, ulaşılabilen ilk yerin bu anıtlar olduğunu söyledi. 

Şentop, 11, 12, 13'üncü yüzyılların doğudan batıya doğru akılan yüzyıllar olduğunu belirterek, bu yüzyılların aynı zamanda Türk dilinin de en verimleri yüzyılları olduğunu dile getirdi.

Çin tesirinden uzaklaşıp, Fars ve Arap dillerinin katkılarıyla maruz kalınan bu yüzyıllarda Kaşgarlı Mahmut ve Yusuf Has Hacib'in Türkçeye dair ilk çalışmaları ortaya koyduklarını hatırlatan Şentop, 12'inci yüzyılda Hoca Ahmet Yesevi, 13'üncü yüzyılda Hacı Bayram Veli gibi erenlerin, hikmetli sözlerini Türkçe söyleyerek dilin gelişmesine katkıda bulunduklarını anlattı.

Yunus Emre'nin ise Türkçeyi güzelleştirerek, duru ve yalın mısralarıyla Türkçeye büyük zenginlikler kattığını vurgulayan Şentop, Türkçe'nin, ilk büyük devrimini 13'üncü yüzyılın sonunda geçirdiğini belirtti.

Karamanoğlu Mehmet Bey'in 1277 yılında Türkçeyi resmi dil olarak ilan etmesi, Türkçe açısından bir dönüm noktası sayılabileceğine dikkati çeken Şentop, Karamanoğlu Mehmet Bey ve Türkçeyi yaymak, yaşatmak ihtimamını gösteren herkesi minnet ve şükranla andığını ifade etti.

 

"TÜRKÇEMİZ, EBEDİYETE KADAR YAŞAYACAKTIR"

Dilin canlı bir varlık olduğunun altını çizen Şentop, "Ülkeler, toplumlar gibi oluşur, gelişir, değişim geçirir. Varlığını koruyup koruyamayacağı ise onu yaşatma konusunda gösterilen özen, ihtimama, dikkate bağlıdır. Tarih boyunca 30 bin dilin yeryüzünde oluştuğu ileri sürülmektedir. Bunların 25 bini, tıpkı diğer canlılar gibi ölüp, yok olmuşlar, gitmişlerdir." ifadelerini kullandı.

Bu anda 5 bin dilin konuşulduğunun bilindiğini ancak sürece bağlı olarak bu dillerin de önemli bir bölümünün yok olabileceğine işaret eden Şentop, "Bizim gayretimiz, temennimiz, Türkçemizi ebediyete kadar yaşatmak ve yaymak içindir. Bir dili etkin, faal, verimli bir şekilde kullanırsak onu yaşatabiliriz. Aksi takdirde buzulların eriyip, yok olması gibi kelime, kelime eksilir ve yok olup gider. Bazı dillerin yok olmasının sebebi o dilin yazı dilinin olmayışı ve o dilin kuşaklara aktarılmamasıdır. Türkçe böyle bir tehdit ve tehlike söz konusu değil. İnşallah milletimizle birlikte Türkçemiz de ebediyete kadar yaşayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkçenin ne kadar Türkçe olarak kalacağı konusunun Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimiyle birlikte tartışılmaya başlandığını aktaran Şentop, Fransız İhtilali'nin de Sanayi Devrimi'nin de ülkeleri, milletleri siyasi, sosyal ve kültürel açıdan etkilediğini söyledi.

Kutuplardan kopan buz dağının okyanusta dalgalarla sürüklenmesi gibi, dilin de yeni süreçten nasıl etkileneceğinin tartışma konusu olduğunu ifade eden Şentop, Şemsettin Sami, Ahmet Vefik Paşa, Şinasi, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp ve Ali Canip gibi aydınların dil tartışmaları yapmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu tartışmaları da miras aldığını belirtti.

 

"KÜLTÜR VE MEDENİYETİN SINIRLARI, SİYASİ SINIRLARIMIZDAN ÇOK DAHA GENİŞTİR"

Türkçenin konuşulmasının, tartışılmasının yerinde ve gerekli olduğunu vurgulayan Şentop, "Çünkü bir insanın dili, kimliğidir, kişiliğidir. Nasıl konuşuyorsanız, öylesinizdir. Dilimiz, zihnimizin, gönlümüzün tercümanıdır. Kelimeler sadece düşünceleri aktarmaz. Hisleri, inançları da aktarır. Kendi şifreleri vardır. Kendimizi hangi millete ait hissediyorsak, mesafesini dilimiz ayarlar. O sebeple kültür ve medeniyetin sınırları, siyasi sınırlarımızdan çok daha geniştir." dedi.

Soğuk Savaş dönemi sona erdiğinde Türkiye'de, "Sadece Türkçe konuşarak Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar gezebilirsiniz." cümlesinin sloganlaştırıldığını aktaran Şentop, bunun sebebinin Balkanlardan Türkistan'a kadar uzanan engin coğrafyada Türklerin bulunuşu olduğunu dile getirdi.

 

"DİLİN SINIRLARI, SİYASİ EGEMENLİĞİMİZİN SINIRLARINI AŞAR"

Dilin hava, su gibi olduğunun altını çizen Şentop şöyle devam etti:

"Onu bir havzada tutamazsınız. Dilin sınırları, siyasi egemenliğimizin sınırlarını aşar. O sebeple gönül coğrafyamızın hudutları çok geniştir. Bugün en çok konuşulan diller sıralandığı zaman Çince, İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Arapça, Malayca en başta gelmektedir. Çin'in nüfusu kalabalık. Çince'nin en başta olması normal karşılanmalıdır. Ancak İngilizce öğrenilen bir dil olması sebebiyle ikinci sırada bulunması ilginçtir. Bugün 1 milyar 200 milyon insanın İngilizce konuştuğu ya da bildiği tespit edilmiş. Fakat ana dili olarak sorulduğunda sadece 370 milyon kişi ana dilinin İngilizce olduğunu ifade etmektedir. Aynı durum İspanyollar, Fransızlar için de geçerlidir. Fransa, 70 milyonluk bir ülkedir. Ama dünyada Fransızca konuşan ülke sayısı 28, bunların 13'ü Afrika ülkesi, Fransızca konuşan kişi sayısı ise 300 milyona yakındır. Fransa, Frankofon ailesini sömürgecilikle kurmuştur. Sonra bu aileyi askeri, ekonomik ve kültürel yollarla bir arada tuttu."

 Adriyatik'ten Çin Seddine kadar uzanan büyük bir Türkçe ailesinin varlığına işaret eden Şentop, bu ailenin hem iç bütünlüğünü sağlaması hem de dışarı doğru yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

Bu yıl 12'ncisi yapılan Dünya Dili Türkçe sempozyumunun bir amacının da Türkçe ailesinin iç uyumunu sağlayıp, dışa doğru yaygınlaştırmanın yöntem ve imkanlarını konuşmak olduğuna dikkati çeken Şentop, söyleneceklerin önemli bölümünün Türkçe'nin yarınına ayrılmasının önemine işaret etti.

 

"İLETİŞİM, ETKİLEŞİM YÖNTEMLERİ DEĞİŞTİ"

 "Türkçe'nin yarını nasıl olacak?", "Türkçe yarın ne kadar Türkçe olacak?" konularının ülkeyi ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizen Şentop, Türk Dil Kurumunun, Türkçe konusunda çalışma yapmakla görevlendirilmiş bir kurum olduğunu belirtti.

Türkçe konusunun Türk Dil Kurumunun tek başına altından kalkacağı bir konu olmadığını vurgulayan Şentop, "Çağ değişti. İletişim, etkileşim yöntemleri değişti. Buyurganlık dönemleri, tek merkezden kültürel konuları yönetme dönemleri geçmişte kaldı. İletişim, etkileşim çağındayız." diye konuştu.

İnternet öncesinde toplumlar arasında etkileşimin sınırlı, milletler arası sosyal, kültürel paylaşımın kısıtlı olduğunu, gümrük duvarlarıyla her şeyi kontrol etmenin mümkün olduğunu ifade eden Şentop, insanlığın, tarihinin en önemli değişimlerinden birini internet çağıyla yaşadığını anlattı.

Bu sürecin, bireysel ve toplumsal anlamda iletişim ve etkileşimin hızını yüzlerce kat artırdığına dikkati çeken Mustafa Şentop, "Virüs salgını gibi küresel ölçekte gönüllü bir paylaşım sürecine girildi. Sahiciliğin yerini sanal gerçekliğin aldığı bu süreçte zaman, mekan, mesafe kavramları izafileşti. Bu durum bilgi ve teknoloji üretenleri diğerlerine göre daha avantajlı hale getirdi. Artık milyonlarca kişi bilgi ve teknoloji üreten ülkelere, şirketlere ait sosyal iletişim ağlarında geziniyor. Faydalanmayı bilenler için sınırsız bir imkan. Eğer doğru kullanabilirsek Türkçemiz açısından da bunu bir fırsata dönüştürebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu ortamın, Merhum İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" dileğinin gerçek olması için uygun bir mekan olduğunu belirten Şentop, "Yıllardır hasretini çektiğimiz dil birliğini tesis etmek için çok uygun bir ortam. Bu imkanı iyi değerlendirmemiz gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

 

"SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM EN FAZLA YEREL VE MİLLİ OLANI ETKİLİYOR"

Bilgi ve iletişim çağının insanlığı başka bir yöne doğru götürdüğünün altını çizen Şentop, sosyal ve kültürel etkileşim en fazla yerel ve milli olanı etkilediğini söyledi.

Hızlı etkileşim sürecinden nasıl bir kültürel harmoni çıkacağını gelecek zamanda görüleceğini vurgulayan Şentop, "Sosyal iletişim ağlarının tetiklediği bu süreci yavaşlatan en büyük etken dil farklılığı idi. Bir dil ve alfabe farklılığı sosyal etkileşimi kısmen lokal, mahalli hale getiriyordu. İnternet çağını başlatanlar bu soruna da çözüm geliştirdiler, geliştirmeye devam ediyor." diye konuştu.

Arama motoru Google'ın artık bir program havuzuna dönüştüğünü ve sanal iletişimde dil farklılığını ortadan kaldıran çalışmalar da yaptığını aktaran Şentop, şu anda 108 dilde çeviri yapıldığını söyledi.

Dilden dile çeviri yapan kulaklıklara işaret eden Şentop, "Bu sebeple bazıları ilerde yabancı dil öğrenmeye gerek kalmayacağını ileri sürüyor." dedi.

Bu kulaklıların, uluslararası seyahatlerde temin edilmesi zorunlu ihtiyaçlar arasına girecek bir alet olduğunu dile getiren Şentop, "Yapay zekanın gazete çıkardığı, makale yazdığı, analiz yapabildiği, tedavi hizmeti verdiği, dava dilekçesi yazdığı bir çağda bunların olması uzak ihtimal değildir. Burada bütün mesele biz bu süreci nasıl yöneteceğiz, bunun neresinde bulunacağız?" ifadelerini kullandı.

 

"BİR DİLE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPILIRSA, BAŞKALARININ ÖZENLİ DAVRANMASINI BEKLEYEMEYİZ"

Türkçeyi yaşatmak yaygınlaştırmak için neler yapılabileceğini soran TBMM Başkanı Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer Türkçeyi lehçeleriyle birlikte bir bütün olarak kabul edersek, 300 milyondan fazla kişinin dünya üzerinde Türkçe konuştuğunu söyleyebiliriz. Peki dilimiz gelecekte aynı seviyede kalacak mıdır? Bu sorunun cevabını vermek, bilmek zorundayız. Bir işte ustalaşmanın şartı, o işi çok tekrar etmektir. Bir dili bilmenin, öğrenmenin şartı da o dilde çok tekrar yapmaktır. Türkçenin mevcut halini koruması ve yaygınlaşması da kullanılmasıyla mümkündür. Bunun için de dil önce vatanında kullanılmalıdır."

Alışveriş merkezlerinin, binaların, mağazaların, üretilen malların isimlerinin yabancı olduğuna dikkati çeken Şentop, "İthal ettiğimiz teknolojik aygıtlarla birlikte kelimelerini, kavramlarını da ithal ediyoruz. Dilimizi korumaya, yaşatmaya dair en küçük bir hassasiyetin olmadığını üzülerek takip ediyoruz. Sonra dilin kendi kendine yaşamasını bekliyoruz. Evet dilimizi yaşatıyoruz ama yabancılaştırarak, yabancı etkisini artırarak, başkalaştırarak yaşatıyoruz. Eğer bir dile ülkesinde üvey evlat muamelesi yapılırsa, başkalarının özenli davranmasını bekleyemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Turizmin yaygın olduğu şehirlere gelen yabancı insanların Türkiye'de olduklarını anlamakta zorluk çekebileceğini belirten Şentop, "Kendilerini belki ülkelerinde gibi hissediyorlar. Kahvehane Avrupa’ya Cafe diye gitti. Sonra kahvehanelerimiz cafe oldu. Lokanta restoran oldu. Önünüze konulan yiyecek içecek listesindeki isimler yabancı. İşyerlerinin tabelası yabancı. Sonra sorulduğunda dilimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi sevdiğimizi iddia ediyoruz. Sevgi sadece söylemden ibaret değil, aynı zamanda eylem çemberidir. Bizim önce dilimizi sevmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu.

 

"KOSKOCA BİR ORMAN İHMAL EDİLİYOR, BİR İKİ AĞAÇLA GÜNÜMÜZÜ GEÇİRİYORUZ"

 Koronavirüs salgını sürecinde olunduğuna dikkati çeken Şentop şöyle devam etti:

 "Bütün insanlığı tehdit eden bir salgın. Adı üstünde salgın. Peki biz salgına karşı hangi kelimeyi kullanıyoruz? Pandemi. Bu kelimenin Türkçesinin suyu mu çıktı? Meramımızı dile getirirken kendi kelimelerimizi, kavramlarımızı kullanmazsak bir ne kadar kendimiz olduğumuzu iddia edebiliriz? Dilimizi yaşatmanın, yaymanın yolu onu yerinde, doğru kullanmaktan geçer. Avam, havas, memur, amir, sanatkar, zanaatkar, işçi, çiftçi, yazar, yayıncı, siyasetçi, sanatçı, hepimiz Türkçemizi özenli kullanmak zorundayız. Eğer bir milliyetçilikten söz edeceksek başında Türkçe'yi doğru, düzgün konuşmak gelir. Dili olmayanın milleti olmayacağı gibi, diline yabancılaşan da milletine yabancılaşır."

 Dilin özenli ve doğru kullanılması, kullanmayanların da uyarılması gerektiğinin altını çizen Şentop, "Bugün 600 bine yakın kelime havuzu olan güçlü bir dilimiz var. Ama birçok insan günü azami 300 kelimeyle bitiriyor. Yani koskoca bir orman ihmal ediliyor, bir iki ağaçla günümüzü geçiriyoruz. Bu durum da ister istemez kısırlaşmaya sebep oluyor. Dilimizi ne kadar iyi konuşursak Adriyatik kıyılarındaki kardeşlerimizle de, Türkistan'daki akrabalarımızla da o kadar iyi anlaşacağımızı bilelim." ifadelerini kullandı.

Ekonomik, sosyal, kültürel entegrasyonun birinci şartının anlaşmak olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini kaydeden Şentop, "Herkesi Türkçemiz konusunda daha hassas olmaya, özellikle kitle iletişim araçlarında dilimizi daha özenli kullanmaya davet ediyorum. Çocuklarımızın daha fazla okumalarını, okumaya teşvik edilmelerini tavsiye ediyorum. Gazi Üniversitemizden yükselen sesimizin uzak diyarlardan anlaşıldığı günlerin yakın olmasını diliyorum." dedi.

 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 49 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 8 6 0 2 18 3 20 +15
2 Fenerbahçe 9 6 1 2 17 9 20 +8
3 Galatasaray 9 5 2 2 12 7 17 +5
4 Gaziantep FK 9 3 1 5 13 11 14 +2
5 Fatih Karagümrük 9 3 2 4 17 11 13 +6
6 Başakşehir FK 9 4 4 1 13 12 13 +1
7 Beşiktaş 8 4 3 1 13 14 13 -1
8 Konyaspor 8 3 2 3 10 6 12 +4
9 Çaykur Rizespor 8 3 2 3 12 10 12 +2
10 Kasımpaşa 9 3 3 3 11 10 12 +1
11 Hatayspor 7 3 1 3 7 9 12 -2
12 Göztepe 8 2 1 5 14 9 11 +5
13 Yeni Malatyaspor 8 3 3 2 8 10 11 -2
14 Sivasspor 8 2 3 3 8 10 9 -2
15 Trabzonspor 9 2 4 3 11 15 9 -4
16 Antalyaspor 9 2 4 3 9 14 9 -5
17 BB Erzurumspor 8 2 4 2 9 13 8 -4
18 Kayserispor 8 2 5 1 5 11 7 -6
19 Gençlerbirliği 8 1 5 2 6 14 5 -8
20 Denizlispor 8 1 5 2 5 13 5 -8
21 MKE Ankaragücü 7 0 5 2 7 14 2 -7
Takım O G M B A Y P AV
1 Altınordu 10 6 2 2 15 11 20 +4
2 Adana Demirspor 9 5 1 3 19 8 18 +11
3 Ankara Keçiörengücü 10 5 2 3 17 9 18 +8
4 Tuzlaspor 9 5 1 3 17 14 18 +3
5 İstanbulspor 9 5 2 2 16 8 17 +8
6 Samsunspor 10 4 1 5 13 9 17 +4
7 Giresunspor 9 4 2 3 12 11 15 +1
8 Bursaspor 10 4 4 2 18 16 14 +2
9 Balıkesirspor 10 4 4 2 12 14 14 -2
10 Altay 8 4 3 1 13 8 13 +5
11 Akhisarspor 10 3 3 4 9 13 13 -4
12 Adanaspor 9 3 3 3 13 10 12 +3
13 Ümraniyespor 10 2 4 4 11 17 10 -6
14 Bandırmaspor 10 2 6 2 12 14 8 -2
15 Boluspor 10 1 5 4 10 14 7 -4
16 Menemenspor 8 1 4 3 7 13 6 -6
17 Ankaraspor 9 1 6 2 5 15 5 -10
18 Eskişehirspor 10 0 6 4 5 20 1 -15
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 11 9 1 1 28 8 28 +20
2 Turgutluspor 11 8 3 0 13 12 24 +1
3 Van Spor 11 6 2 3 15 9 21 +6
4 Serik Belediyespor 11 5 2 4 16 10 19 +6
5 Sakaryaspor 11 5 2 4 16 13 19 +3
6 Kırklarelispor 10 4 2 4 9 3 16 +6
7 Etimesgut Belediyespor 11 4 3 4 10 7 16 +3
8 Karacabey Belediyespor 11 4 4 3 15 12 15 +3
9 Kırşehir Belediyespor 10 4 3 3 9 8 15 +1
10 1922 Konyaspor 11 4 5 2 15 8 14 +7
11 Bodrumspor 11 3 5 3 19 17 12 +2
12 Tarsus İdman Yurdu 10 3 4 3 16 16 12 0
13 Kastamonuspor 11 3 5 3 12 18 12 -6
14 Sivas Belediyespor 10 2 3 5 15 15 11 0
15 Mamak FK 10 3 5 2 8 16 11 -8
16 Pendikspor 10 3 6 1 14 15 10 -1
17 Elazığspor 11 4 6 1 14 18 10 -4
18 Pazarspor 8 3 4 1 12 17 10 -5
19 Bayburt Özel İdare Spor 8 3 5 0 6 10 9 -4
20 Kardemir Karabükspor 11 0 10 1 3 33 2 -30
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 10 8 1 1 12 3 25 +9
2 1928 Bucaspor 10 7 2 1 21 8 22 +13
3 Arnavutköy Belediye 9 5 2 2 10 7 17 +3
4 Fatsa Belediyespor 10 5 3 2 10 8 17 +2
5 Edirnespor 10 5 4 1 15 13 16 +2
6 Artvin Hopaspor 10 5 4 1 17 18 16 -1
7 Ofspor 9 4 2 3 14 12 15 +2
8 Yeşilyurt Belediyespor 10 4 4 2 13 9 14 +4
9 Belediye Derincespor 10 3 2 5 10 8 14 +2
10 Çankaya FK 8 4 4 0 8 8 12 0
11 Nevşehir Belediyespor 10 3 5 2 8 11 11 -3
12 Payasspor 10 2 5 3 12 14 9 -2
13 Kızılcabölükspor 10 2 5 3 11 15 9 -4
14 1877 Alemdağspor 10 2 5 3 10 18 9 -8
15 Antalya Kemerspor 10 1 5 4 9 15 7 -6
16 Manisaspor 10 0 7 3 5 18 3 -13
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/11/2020 MKE Ankaragücü vs Trabzonspor
 28/11/2020 Gaziantep FK vs Yeni Malatyaspor
 28/11/2020 Başakşehir FK vs Denizlispor
 28/11/2020 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 29/11/2020 BB Erzurumspor vs Antalyaspor
 29/11/2020 Alanyaspor vs Konyaspor
 29/11/2020 Kasımpaşa vs Gençlerbirliği
 29/11/2020 Fenerbahçe vs Beşiktaş
 30/11/2020 Kayserispor vs Fatih Karagümrük
 30/11/2020 Sivasspor vs Göztepe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/11/2020 Ümraniyespor vs Menemenspor
 28/11/2020 Akhisarspor vs Ankaraspor
 28/11/2020 İstanbulspor vs Giresunspor
 28/11/2020 Altay vs Bursaspor
 29/11/2020 Ankara Keçiörengücü vs Adana Demirspor
 29/11/2020 Bandırmaspor vs Balıkesirspor
 29/11/2020 Eskişehirspor vs Altınordu
 29/11/2020 Samsunspor vs Tuzlaspor
 30/11/2020 Adanaspor vs Boluspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 29/11/2020 Bayburt Özel İdare Spor vs Van Spor
 29/11/2020 Elazığspor vs Pazarspor
 29/11/2020 Etimesgut Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 29/11/2020 Kardemir Karabükspor vs Tarsus İdman Yurdu
 29/11/2020 Kırşehir Belediyespor vs Bodrumspor
 29/11/2020 Mamak FK vs Karacabey Belediyespor
 29/11/2020 Pendikspor vs Sakaryaspor
 29/11/2020 Serik Belediyespor vs Kırklarelispor
 29/11/2020 Sivas Belediyespor vs Kastamonuspor
 29/11/2020 Turgutluspor vs Eyüpspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/11/2020 Yeşilyurt Belediyespor vs 1928 Bucaspor
 28/11/2020 Antalya Kemerspor vs Diyarbekirspor
 28/11/2020 Çankaya FK vs Manisaspor
 28/11/2020 Edirnespor vs Belediye Derincespor
 28/11/2020 Fatsa Belediyespor vs Arnavutköy Belediye
 28/11/2020 Kızılcabölükspor vs 1877 Alemdağspor
 28/11/2020 Nevşehir Belediyespor vs Artvin Hopaspor
 28/11/2020 Ofspor vs Payasspor
 02/12/2020 1928 Bucaspor - Çankaya FK 1928 Bucaspor ligde evindeki son 5 maçını kazandı  1928 Bucaspor kazanır
 02/12/2020 Diyarbekirspor - Ofspor Diyarbekirspor ligdeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 02/12/2020 Manisaspor - Fatsa Belediyespor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Fatsa Belediyespor yenilmez
 02/12/2020 Artvin Hopaspor - Kızılcabölükspor Kızılcabölükspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Artvin Hopaspor yenilmez
resmi ilanlar

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI